Dhafer Youssef Quartet

Dün arkeoloji müzesine gelenler, yine olağan üstü bir gece yaşadı. Bu harika geceye geçmeden önce arkeoloji müzesi hakkından birkaç kelam etmek istiyorum. Arkeoloji müzesi tam bir caz mekanı olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. İnşallah 2010 sonrası da burada Caz konserleri eksik olmaz. Çünkü gerçekten havası ve tarihi dokusu ile harika bir mekan…

İşte bu harika mekanda harika bir insan vardı. Kim mi? Tunus asıllı bir Udi, Dhafer Youssef… Ama burada ekibini de unutmamak lazım. Çünkü o kadar iyi ve uyumlu bir ekibi var ki kimler mi? Piyonada Tigran Hamasyan (Bu adama dikkat edin) kontrabasta, Chris Jennings ve bateride Mark Giuliana… Dün gece bu adamlar bize harika bir gece yaşattılar. Konserin başlangıcında ilk bölümün 35 dakka olacağı söylendi. Sonra ikinci bölümün daha uzun olacağı belirtildi. Açıkcası herkes bu kadar kısa bir ilk bölüm beklemez iken bunun nedenini 35. dakika sonunda anladık. Öyle bir başlangıç yaptı ki Dhafer Youssef aldı bizi koltuklarımızdan yaptığı müziğin içine yerleştirdi.

Ve o 35 dakkanın sonlarına sesini yavaş yavaş bırakırken ezan sesi yükselmeye başladı. Seyirci kendinden geçmiş şekilde alkışlıyordu, Dhafer Youssef Quartet’ı… Dhafer Youssef namı diğer Zafer Yusuf sesi, udu ve ekibi ile neler yapılacabileceğini o kadar güzel harmanlamış ki hayret ediyorsunuz. Ve bu adam kesinlikle canlı dinlenmeli, açıkcası dün konsere gelenler bu adamı canlı dinledikleri için kendilerini şanslı kıldılar. Sahnede yer alan herkesin yansıttıkları hissiyat ise görmeye değerdi. Misal Tigran Hamasyan piyano çalarken kendinden geçiyor, ruhu adeta müziğin içine girmiş bedeni ise dışarda… Piyanoyu bırakıp bateriye geçtiğimizde aynı ifadeleri Mark Giuliana’da görüyoruz. Ve kontrabasta Chris Jennings bir ara yaptığı solo performansta kendinden geçti, yüz ifadelerini görmeniz lazım çünkü o anda yaşadığı duyguları anlayabilmek için…

Asıl yaşadığımız ve duyguların doruğa ulaştığı an müzikle gelen martıların sesi… Onlarda kıskanmış olacaklar ki Dhafer Youssef ve ekibine eşlik ettiler. Tam üstümüzden geçerlerken başlıyorlar seslerini çıkartmaya ve öyle bir ortam ambiyans oluşuyor ki biz seyirciler mest oluyoruz. En başta söylediğim gibi Dhafer Youssef kesinlikle canlı dinlenmesi gereken biri…

Anouar Brahem Quartet

Yine harika bir caz programı var, karşımızda ne mi? “Ramazanda Caz” efendim bu etkinliği Hakan Erdoğan yapım üstleniyor. Bildiğiniz gibi daha önce de “Balık Ekmek Caz” organizasyonunu da kendisi yapmıştı. Şimdi burada birkaç laf etmek gerekiyor, neden mi? Caz’ın önüne böyle yakıştırmalar hoş bulunmuyormuş, Ramazanda Caz adı altında yapılan bu program ile bu tarz eleştiriler daha da ayyuka çıktı. Efendim neymiş. Beyaz Türkler kutsal aya caz sosu katmış. Bıraksınlar bu tarz konuşmaları da dün gece Anouar Brahem Quartet’ı gelseler ve canlı dinleselerdi. O yüzden organizasyon isimlerine değil de gelen kişilerin isimlerine takılsalar her şey daha iyi olacak.

Dünkü konsere geçecek olursak Anouar Brahem Quartet bize harika bir müzik şöleni sundu. Arkeoloji müzesinde çok iyi bir atmosfer oluşturulmuş, hava ve şekil olarak gerçekten çok başarılı bir caz alanı diyebiliriz. Ve asıl noktaya geçiyorum, Anouar Brahem ve ekibi sahneye çıktığında alanda bir tane boş sandalye yoktu. Açıkçası şaşırdığımı söylemek isterim. Bu kadar yoğun bir ilgi beklemiyordum. Ama bunun sinyallerini 17. Uluslararası Caz Festivalinde görmüştük. Ve nitekim orda anladım ki Türk insanı Caz müziğini seviyor. Üstelik dün akşam seyirci de harikaydı. Herkes adeta sandalyesine yapışmış bir şekilde izledi, Anouar Brahem ve ekibini… İnsan Ud sesini duyunca ruhunu sanki ona teslim ediyor, üstelik İstanbul’a ne de güzel yakışıyor, Ud sesi… Hele Ud’u çalan Anouar Brahem ise…  Bazen rüzgâr çıkıyor ve sahnenin önündeki ağacın yapraklarını sallıyor, adeta sanki Anouar Brahem ve ekibine eşlik ediyordu… Biz o sesi bile duyduğumuza göre atmosferin nasıl bir huşu içinde olduğunu siz düşünün artık. Bu arada Anouar Brahem dedik ama ekibini de görmeniz lazım. Kimler mi? Bas Klarnet’te Klaus Gesing, Bas’ta Björn Meyer ve Perküsyon’da Khaled YassineSaat 21.30 gibi başlayan konser saat 23.00 gibi bitmişti, 1,5 saatin nasıl geçtiğini anlamamıştı, seyirci… Anouar Brahem ve ekibini ayaktan alkışlayıp uğurlarken onlarda bizim jestimize karşılık vererek bir eser daha çaldılar. Dün seyirci o kadar mutlu ayrılmıştı ki bunu insanların yüzüne bakarak anlayabiliyordunuz. Her şeyi ile Ramazanda Caz’ın ilk günü Anouar Brahem ve ekibi sayesinde harika geçmişti.

Anouar Brahem Quartet, Istanbul Archaeological Museum from barfilozofu on Vimeo.