Pat Metheny Trio – CRR

Bir haftanın ortası ne kadar güzel olabilir ki derken karşımıza birden çıktın, Pat Metheny… Bu adamı yaklaşık 7 yıldan beri takip ediyorum. O zamanları bir üniversite öğrencisiydim. Hatta tanışmam da bir nevi İstanbul’da olmuştu. O yıllar müzik dünyasının içinde beni mutlu eden küçük bir hobim vardı. İstanbul etkinliklerine gelen müzik adamlarının özellikle caz dünyasının isimlerini araştırırdım. İlk irdelediklerim, İstanbul’a ilk gelişi mi? Bir albüm konserler dizisi mi? Tarzı tam olarak nedir? Nasıl bir ekip ile geliyor? İşte hep bu soruların cevapları ile uğraşırdım. Hatta konser bittikten hemen sonra yansıyan haberleri takip ederdim. Burada biraz içim burkulurdu. Bu konserlerle ilgili çok fazla yazı bulamazdım. O yüzden ileride en büyük hayalim bu özel konserleri yazmak üzerineydi. Çünkü o zaman yeteri bir bilgi ve müzik bilgisine sahip olmadığımı düşünürdüm. İşte benim için o özel konserlerden biri de Pat Metheny’ydi. 7 yıl önce gelmiş olduğunda bütün hayatında yaptığı işlere, albümlerine kendine has olan o Picasso gitarına almış olduğu ödüllere kısaca kendisini her şeyi ile araştırmıştım. Evet, o zaman o konseri izleyememiştim. Ama o zaman ileride İstanbul’a tekrar geleceğini biliyordum. Cemal Reşit Rey(CRR) salonun resmi internet sayfasında duyurulmadan, Pat’in kendi internet sayfasında o müjdeli haberi duyduğumda inanılmaz heyecanlanmış ve haklı çıktığım için kendime de şaşırmıştım. Hatta CRR’in resmi sayfasında duyurulmadan hemen Lastfm’de event’ini de oluşturmuştum. Söylemeden edemeyeceğim bir konu ise CRR’in resmi internet sitesi büyük bir ayıba imza attı. Pat Metheny konser tarihlerini 31 Ekim – 1 Kasım duyurmuştu. Bunun üzerine kendilerine bir mail yazdım ne bir cevap olarak döndüler ne de tarihleri düzelttiler.

Ama dün konsere gittiğimde ve salonu tıklım tıklım gördüğümde içimde yaşamış olduğum heyecan bir kat daha arttı. Heyecanın Pat’i karşımda gördüğümde tavan yapmış ve yıllar önce özlemini duyduğum konserdeki yerimi almış ve artık sadece tek isteğim kalmıştı, o da yapmış olduğu o harika müziği dinlemekti. Yalnız sahnede unutulmaması gereken başka kişiler var. Bunlardan biri Kontrbas üstadı Larry Grenadier. Larry kariyeri boyunca o kadar iyi müzisyenlerin grubunda yer aldı ki bunlardan biri Türkiye’ye de gelmiş yetenekli piyanist BradMehldau. Başka önemli bir isim ise saksafon ile harikalar yaratan Joshua Redman. Kendisi bir röportajında Pat’e hayran olduğunu ve Pat’in yapmış olduğu o klasik harika albümleri Bright Size Life”, “80/81”, “Song X” ve “Rejoicing” ile büyüdüğünü ifade ediyor. Gerçekten grubun içerisinde ilk gördüğünüz şey “dostluk” ve bu dostluk ile beraber yapmış oldukları o müzik… Ve şimdi inanılmaz bir insana geçiyoruz. O kadar canlı davul performansları gördüm ama bu kadar beni etkisi altına alan bir insan şimdiye kadar olmamıştı. Evet, bahsettiğimiz o muhteşem davulcu Bill Stewart Biliyorum ismini söylemek onu anlatmak için yapılabilecek en iyi şeydir. Ama yine de bu harika insandan bahsetmek istiyorum. Bill’in kariyerinde Pat’in dışında çok önemli insanlar var. Mesela usta saksafoncular Lee Konitz ve Michael Brecker gitarist John Scofield bunların en önemlilerinden. İşte durum bu kadar iyi olunca sadece harika bir konser yaşamanız da kaçınılmaz oluyor.

Konser o kadar iyi başladı ki ilk önce sahneye Pat ile Lee çıktı. İkisi birlikte harika şarkılara imza attılar.  Mesela bunlardan birisi Lee’nin de kendisi için önemli bir yere sahip olan o harika eser Bright Size Life… Lee için ne kadar da onur verici bir şey, onu dinleyerek büyüdüğü Pat ile aynı sahnede beraber çalmaları mutlaka onun için onur verici bir şeydir. Ve bunu düşündüğüm zaman almış olduğumuz haz bir kez daha arttı. Pat ile Lee bir klasik olan Change of Heart’ı da unutmadılar. İnsan onları orada o şekilde izlerken gözlerini bir an olsun bile kırpamıyor. Mutluluğun müzik ile resmi çizilirken, siz de o resme bakmaya doyamıyorsunuz.

Pat Metheny Triosunu oluşturacak kişi olan Bill’de artık sahnedeki yerini almıştı. Bu üçlü bize o an yaşamamız gereken neyse onu verdiler. Üçü beraber çaldıkları ilk şarkı ise “Soul Cowbow’du. Cazı neden sevdiğim bu harika insanları karşımda görünce aklımda tekrar belirdi. İşte dedim bu doğaçlama olduğu müddetçe cazdan vazgeçmem mümkün değil…

Konser o kadar kesintisiz bir solukla ilerliyordu ki koltuğumuza adeta yapışmış, bize yaptıkları o hipnoz ile başka bir evrenin insanları olmuştuk. O kadar güzel şarkılar çalıyorlardı ki mesela “James”, “Always and Forever”, “When We Were Free”, “Find Me in Your Dreams” aklımda ilk kalanlar olmuş.

Biz o gün inanılmaz bir olaya da şahitlik yaptık. Ne mi? Pat’in hayaletleri… Pat ile ilgili bir şey söylemek istiyorum. “Bu adam müziğin Albert Einstein’ı…”  İnanılmaz bir şey yapmış o kadar seviyor ki müzik aletlerini artık ona bunlar yetmiyor ve kendi insansız orkestrasını kuruyor. Gerçekten harika bir iş çıkarmış. Ben konsere gitmeden Youtube’da bu projeyi izlemiştim. Salonda izlemeyenler haliyle bu olaya çok şaşırdılar. Bende şaşırdım böyle bir düzenek ile dünya turuna çıkmış olması beni hayretler içine düşürdü. O yüzden merak edeler için bu projeyi mutlaka izlesinler. Pat tek başına bir insansız orkestra yönetmezmiş gibi ayrıca bir de onlara eşlik ediyor. Evet, yok artık diyorsunuz ama konuştuğumuz kişi “Picasso” isminde bir gitara sahip olunca az çok bu durumu anlıyorsunuz. O sihirli gitar Picasso’dan biraz bahsetmek gerekiyor. Pat’in parmaklarına ait olan bir müzik aleti nasıl bu kadar farklı ve güzel olabilir. Hele onu çalmaya başlayınca her şey insanın gözüne ne kadar da farklı geliyor.

Konserde ne yazık ki fotoğraf çekilmedi, çünkü fotoğrafçı izni yoktu. Ne Jazz dergisi ne de CRR konsere ait herhangi bir fotoğraf çekmedi. Açıkçası bende böyle bir durumda fotoğraf çekmeye yeltenmedim. Zaten yeltenemezdim, Pat’in ve grubunun bize sunmuş olduğu o etki ile…

Her şeyi ile CRR’e gelenler harika ve kesinlikle unutmayacakları bir gece yaşadılar. Resmen büyülenip salondan ayrıldılar. Konser bittiğinde herkesin yüzlerindeki o şaşkınlık ifadesini hala görür gibiyim. Pat, Bill, Lee ve Pat’in hayaletleri 2 saat boyunca bizi başka bir evrenin bambaşka insanları olarak addettiler. Ve müzik ile mutluluğun kapılarını sonuna kadar araladılar…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s