Jaga Jazzist – Tamirhane

2011 yılının sonlarına doğru yaklaşırken 2012 yılında açıklanan konserlere göz attığımda bir de ne göreyim. 1994 yılında Norveç’in Oslo kentinde kurulmuş 9 kişiden oluşan bir caz topluluğu olan Jaga Jazzist. Zaten işin içine Norveç girdiği zaman konsere gitmek ya da gitmemek hakkında çok fazla bir şey düşünmüyorsunuz. Bu konserin en büyük talihsizliği ise Salon’da aynı gün konser verecek olan Norveçli Caz Trompetçisi Nils Petter Molvaer idi. Ben ise seçimimi Jaga Jazzist tarafından yana kullandım. Düşünebiliyor musunuz? 1994 yılında progressive bir caz grubu oluşuyor ve günümüze kadar kendini koruyor. Jaga Jazzist ile tanışıklığım 2005 yılına çıkarmış oldukları What We Must albümüydü. Albümün ve yaptıkları müziklerin kısa bir sürede bağımlısı olmuştum. Jaga Jazzist o yıllarda bana Norveç müziğini ve müzisyenlerini araştırma merakanın vermiş olduğu bir hediyeydi. İlk defa İstanbul’da konser verecek olmaları ve benim şimdiye kadar duymuş olduğum bu hayranlık karşında kayıtsız kalmadım ve Tamirhane’nin yolunu tuttum. Tamirhane demişken birkaç bir şey söylemek istiyorum. İlk önce ses sistemleri söylenilenler kadar kötü değil. Ama Jaga Jazzist konserinde mekanın kapasitesinin üstüne nasıl çıkabiliriz ya da bu mekan en fazla kaç kişi alıyor denemesi gibi bir şey yaptılar. Dışarıda izlemeye çalışanlar kapının önünde izleyenler açıkcası hiçkimse mekanın içinde rahat bir şekilde hareket edemiyordu. Gerçi ben Ghetto’da bu tarz durumlara alışkın olduğum için hiç yabancılık çekmedim. İkinci bir konuda konserin hemen başlarında nedenini bilmediğimiz bir şekilde çıkan kavgaya herhangi bir yetkilinin müdahele etmemesiydi. Kavgayı yatıştırmaya çalışan kişinin Martin Horntveth olması durumun ne kadar vahim olduğunu gözler önüne seriyordu.

Martin demişken bu adam sahnede resmen kendinden geçiyor. Öyle bir canlı performans sergiliyor ki davulu ile, onu hayranlıkla izliyorsunuz. Hazır grubun üyelerine geçmişken onlardan da bahsetmemiz gerekiyor. Gitar Marcus Forsgren, bas Even Ormestad, vibrafon ve gitar Andreas Mjøs, saksafon, klarinet ve gitar Lars Horntveth, klavye Øystein Moen, trombon ve perküsyon Erik Johannessen, tuba ve glockenspiel ise Peder Simonsen. Bu kadar geniş bir müzik aletleri yelpazesi ile yapılan bir müzikten bahsediyor olmam Jaga Jazzist’in nasıl bir grup olduğuna dair size birkaç fikir vermiştir, diye düşünüyorum. O gece sahnede Jaga’yı izlerken resmen tek keklimeyle hipnotize oldum. Bunların yaptığı müziğin ana hissiyatı ben de bu şekilde oluştu. Evet resmen müziklerini icra ettiklerinde büyüleniyorlar ve o büyüyü bize olduğu gibi aktarıyorlar. O kadar sevmişleri ki yaptıkları işi her birinin gözlerinde bunun parıltısını rahat bir şekilde görebiliyor ve algılayabiliyorsunuz. Jaga Jazzist gerçekten tatmini yüksek bir setlist hazırlamıştı. Hiçbir isteği de kırmadılar. Oslo Skyline şarkısını Martin İstanbul Skyline olarak değiştirdi ve grup öyle bir canlı performans sergiledi ki yıllardır onları beklediğimize deydi. Benim göz bebeği şarkılarımdan biri de Animal Chin’di. Ve bu şarkıyı son şarkı olarak seçmeleri geceyi kusursuz bitirdi.

Jaga zihnimizinde bulunan o yerini yapmış oldukları bu harika canlı performansları ile aklımızdan hiç çıkartmamamız gerektiğini söylediler. Soğuk bir İstanbul gecesi karşımıza çıkan bu Norveçli progresive caz topluluğu bize olduça sıcak ve bir o kadar da güzel bir gece yaşattı.

Not: İleride konsere dair birkaç fotoğraf eklenebilir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s